Kırşehir de müziğin nabzını tutan iki isimle Kırşehir Çiğdem Gazetesi olarak bir röportaj gerçekleştirdik. Birisi Bakü'den Kırşehir'e yolu düşen Ümit Kerim, diğeri ise klarnet deyince Kırşehir'de aklı gelen ilk isimlerden bir tanesi olan Onur Can Gök. Bu iki isim kimdir ve müzik yolculuklarına nasıl başladılar… Nasıl Kırşehir’de bir araya geldiler? Ve Kırşehir’den beklentileri nelerdir? İşte bu soruların cevapları gerçekleştirdiğimiz röportajımız da.

Halise Ayvalı hayata gözlerini yumdu
Halise Ayvalı hayata gözlerini yumdu
İçeriği Görüntüle

Azerbaycan ulusal kanallarından Çiğdem Gazetesine!

Azerbaycan'da müzik hayatına başlayan Ümit Kerim 3. Sınıfta müziğe başladığını belirtti. İlk önce bağlama ile müziğe başlayan Ümit Kerim, 5 sene Bakü’de bağlama okuluna gittiğini söyledi. Kerim, müzik yolculuğu ile ilgili şu sözleri dile getirdi: “ İlk hevesim bağlama oldu. Ondan sonra gitar falan çalmaya başladım ama gitarı kendim öğrendim. Gitar çalmak için videolar izledim. Sesim olduğunu ilk başlarda kendim biraz anlamıştım. Sonra yavaş yavaş okulda söylemeye başladım. Öğretmenlerim falan söyletiyordu. Okul programlarında çıkmaya başladım. Sonra bağlamayla Bakü’de televizyon programlarına katıldım. Bağlama çalmayı bırakmadım hala çalıyorum. Ama gitar şuan önceliğim. Onur Can ile şimdi beraber çalıyoruz. 6 ay oldu geleli. Çevremde baya Türk arkadaşlarım var. Yabancı arkadaşlarım da var. Hepsini çok seviyorum.”

Türkiye yolculuğu Malatya ile başladı…

Türkiye yolculuğu ise Ümit Kerim’in Malatya da üniversitesi kazanması ile başlıyor. Türkiye de ilk Malatya’ya gelen Kerim: “ Malatya'da üniversite kazandım. Direkt Malatya'ya geldim. Mali bölümü bitirdim orada. Sonra Eskişehir'e gittim. Eskişehir de 2 seneye yakın sahne aldım. Sonra Kırşehir’e geldim burada işte Onur Can ile tanıştık. Sahnelerimizi yapmaya başladık.” Dedi.

Şehirlerarası süren müzik yolculuğu Kırşehir’de son buldu

Kırşehir de ikamet eden ve Kırşehirli olan klarnet ustası Onur Can Gök, uzun zamandır müzik ile uğraşmakta. Müzik yolculuğuna zaman zaman Nevşehir de de devam ettiğini açıklayan Onur Can Gök: “Pandemi öncesinde Kapadokya-İstanbul arasında müzikler yapmıştım. Çalıştığım bazı sanatçılar oldu. Sonrasında Kırşehir'e gelmek zorunda kaldım pandemi dönemi işin içine girince. O gün bugündür buradayım. Ve sahne yapıyorum. Çeşitli sanatçılarla çalıştık. Yani Kırşehir'deki yerel sanatçılardan bahsediyorum. Şimdi çalışmaya devam ediyoruz ama sadece Ümit'le çalışmaya devam ediyorum.” dedi.

“Yeşil Kaman Ustaları” müziğe başlama sebebi oldu

Onur Can Gök müzik hayatına girişinin ilginç bir hikâyesi olduğunu belirtti. Gök: “ İlkokuldayken voleybolla ilgileniyordum. Adana'da Türkiye Çeyrek Finali’ne gitmiştik. Orada işportacı bir abimiz Kırşehir'den geldiğimizi öğrenince bana ‘Yeşil Kaman Ustalarının’ bir kaseti vardı. Onu vermişti bana. Eve geldiğimde kaseti takıp dinlemeye başladım böyle arkadan bir darbuka sesi duymaya başladım. Büyülemişti beni. Ustalarımız zaten bizim hayata yani müziğe başlama sebeplerimizden. Zaten abdal geleneğinden gelen insanlar. Onların kasetini Adana'da bir abimizin vermesi de beni çok şaşırtmıştı o küçük yaşta. Adana’dan geldiğimde kasette o darbuka sesini duydum sonra işte böyle sağa sola masalara vurarak müziğe eşlik etmeye başladım. Bir arkadaşımın darbukası vardı onu satın aldım. Sonra darbuka çalmaya başladım evin içinde. Ailem darbukanın sesinden biraz rahatsız olacak olsa gerek ki beni bağlama kursuna yazdırdılar. Ve müzik hayatım bu şekilde başladı. İlkokul, ortaokul, lise boyunca bağlama çaldım. Müziği profesyonel anlamda yapmak istediğimi fark ettikten sonra Nevşehir Güzel Sanatlar Fakültesi Güzel Sanatlar ve Sahne Sanatlarını kazandım.” İfadelerini kullandı.

“Klarnet yöremize ait bir enstrüman değil…”

Onur Can Gök, Kırşehir geleneğine ve abtal kültürüne hayran olduğunu açıklayarak: “ Biz bu kültürle büyüdük ama içimde bir de nasıl söylenebilir, o çingene kültürünün, o roman müziğinin etkilenmeye başladım. O yüzden klarnet seçtim. Yöremize hiç ait bir enstrüman değil. Yöremizde de yok yani. Kırşehir’de son zamanlarda aslında yeni yeni çalmaya başladılar. Şu an Kırşehir'de 3-4 klarnetçiyiz. Yöremizde olmayan bir enstrüman çalmak tabii ki iş anlamında da fayda sağlıyor. Dezavantajları ve avantajları oluyor tabii ki.” Dedi.

Whatsapp Image 2026 03 31 At 14.23.14 (1)

Bakü’den Kırşehir’e… Müziğin evrensel dili tüm dünyada aynı!

Kırşehir’de sahne alan genç müzisyenler Kerim ve Gök’ün yolları, tesadüflerle örülü bir müzik yolculuğunda kesişti. Kerim, bir arkadaşının davetiyle Kırşehir’e geldiğini ve Onur Canla onun aracılığıyla tanışmalarının gerçekleştiğini anlatarak süreci şöyle özetledi: “Burada bir arkadaşım vardı benim. O beni çağırdı buraya. Sonra beni Onur Cana göstermiş, çağırdılar. Buraya geldim ve tanıştım zaten. Ondan sonra ilk sahnemizi yaptık. O günden beri de devam ediyoruz.”

Gök ise müzik yolculuğunun Ümit ile nasıl şekillendiğini şu sözlerle ifade etti: “Ümit’le harika gidiyor. Ümit müzikal anlamda da, karakter anlamda da çok kaliteli bir çocuk. Öncesinde Sadi Demirkalp ile çalışıyorduk. Ümit’in çocukluk arkadaşı aracılığıyla şarkılarını dinledim. İlk dinlediğim şarkısı ‘Mardinli Güzel Yarimi’ idi. Azerbaycan’dan gelip yöremizin türkülerini söylemesi çok etkileyiciydi. Sonra Eskişehir’den geldi, bizi kırmadı, güvendi. Şimdi haftanın 5-6 günü Kırşehir’deki mekanlarda sahne alıyoruz.”

Bugün Kerim ve Gök Kırşehir’in en çok sahne alan ekiplerinden biri haline gelmiş durumda. Müziğe olan tutkuları ve dostlukları, onları şehrin kültürel hayatında önemli bir yere taşıyor.

Kırşehir’de genç müzisyenlerden yetkililere çağrı: “Yeni İsimlere Şans Verilmeli”

Kırşehir’de gençlerin kendilerini sahnelerde yalnız bırakmadığını söyleyen Kerim ve Gök “Fakirin ekmeği umut, müzisyeninki alkış. Alkış olmadığı zaman olmuyor. Sağ olsun insanlar da bizi alkışlarından esirgemiyor” diye konuştu.

Genç müzisyenler, Kırşehir’in “dünya müzik şehri” unvanına dikkat çekerek, belediye ve meydan konserlerinde hep aynı ekiplerin sahne aldığını, yeni müzisyenlere şans verilmediğini dile getirdi. Gök, yetkililere seslenerek şu çağrıyı yaptı: “Yıllardır aynı isimler sahne alıyor. Genç müzisyenlere ve farklı tarzlara da fırsat verilmesi gerekiyor. Biz burada gençlerin nabzını tutuyoruz. Lütfen yeni isimlere de yol açın.”

Kerim ayrıca Kırşehir halkının kendilerine gösterdiği ilgiden memnuniyetini dile getirerek, “İnsanlar çok saygılı ve efendi. Zaten müzik şehri olduğu için burayı çok sevdim. Kırşehir’in sesi Neşet Ertaş’ı da çok severek dinliyorum. ” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ayşe Hilal Deliorman