KIRŞEHİR'de, Erasmus+ Programı kapsamında düzenlenen 'Folklor ile Tarihe Yolculuk' projesiyle Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve İtalya'dan 30 genç bir araya geldi. 8 günlük programda kentin tarihi ve kültürel mekanlarını gezecek gençler, kendi ülkelerine ait halk oyunları, müzik ve kültürel değerleri de tanıtacak.

T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ve Türkiye Ulusal Ajansı'nın destekleriyle, Kırşehir Gençlik ve Kültür Derneği koordinatörlüğünde Erasmus+ Programı kapsamında hazırlanan 'Folklor ile Tarihe Yolculuk' projesi başladı. 2-10 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek projeye Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve İtalya'dan toplam 30 genç katıldı.

Program kapsamında Kırşehir'in tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret edecek katılımcılar, Türk halk müziği ve halk oyunlarını yakından tanıyacak. Farklı ülkelerden gelen gençler de kendi yörelerine ait halk oyunları, müzik, gelenek ve kültürel değerleri sergileyecek. Atölye, gösteri ve uygulamalı etkinliklerle ülkeler arasındaki kültürel etkileşim ve dostluğun güçlendirilmesi hedefleniyor.
'KIRŞEHİR'DEN AVRUPA'YA UZANAN KÜLTÜR VE DOSTLUK KÖPRÜSÜ'
Kırşehir Gençlik ve Kültür Derneği Başkanı Mutlu Kılıçaslan, "T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı ve Türkiye Ulusal Ajansının destekleriyle, Erasmus+ Programı kapsamında hayata geçirdiğimiz, Kırşehir Gençlik ve Kültür Derneğinin koordinatörlüğündeki 'Folklor ile Tarihe Yolculuk' projemiz bugün Kırşehir'de başladı. Projemiz kapsamında Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve İtalya'dan toplam 30 genci şehrimizde bir araya getirdik. Temel amacımız; farklı ülkelerden gelen gençler arasındaki iletişimi ve kültürlerarası öğrenmeyi güçlendirirken, Kırşehir'in ve ülkemizin zengin kültürel değerlerini uluslararası katılımcılarımıza tanıtmaktır. Proje süresince Kırşehir'in yetiştirdiği büyük halk ozanı Neşet Ertaş'ın hayatını, sanatını ve Türk müzik kültüründeki yerini ele alacağız. Türk halk müziğimizi ve halk danslarımızı gençlere yalnızca anlatmayacak; atölyeler, gösteriler ve uygulamalı etkinliklerle birlikte deneyimlemelerini sağlayacağız. Farklı ülkelerden gelen gençler de kendi müziklerini, danslarını ve kültürel değerlerini paylaşacak. Böylece kültürler arasındaki ortak noktaları keşfedecek, farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görerek kalıcı dostluklar kuracağız. Kültürümüz; bizi millet yapan, geçmişimizle geleceğimiz arasında bağ kuran en önemli değerimizdir. Gençlerimizin kendi kültürünü tanıyan, milli değerlerine bağlı ve dünyaya açık bireyler olarak yetişmesini son derece önemsiyoruz. Bu projeyi yalnızca bir gençlik buluşması değil, Kırşehir'den Avrupa'ya uzanan bir kültür ve dostluk köprüsü olarak görüyoruz. Projemizin gerçekleştirilmesine katkı sunan başta Sayın Valimiz olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Türkiye Ulusal Ajansına, proje ortaklarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yurt dışından gelen gençlerimize Kırşehir'e hoş geldiniz diyor, hepimiz için verimli ve güzel bir proje dönemi olmasını diliyorum" dedi.

BULGARİSTANLI GENÇLERDEN KIRŞEHİR'E ÖVGÜ
Bulgaristan'dan projeye katılan Anna Gallenkemper de Türkiye ve Kırşehir'i çok beğendiğini belirterek, "Türkiye çok güzel, Kırşehir çok güzel. Türkiye'yi çok seviyorum" diye konuştu.
Bulgaristanlı Yuana Dyulgerova ise "Anadolu'yu çok seviyorum" dedi.
'BU PROJELERLE ÖN YARGILARIN AŞILACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM'
Bulgaristan'dan gelen Türk katılımcı Efe Emin ise farklı ülkelerden gençlerin bir araya gelmesinin kültürel etkileşime katkı sağladığını belirterek, "Bu projede İtalya, Yunanistan, Romanya gibi ülkelerle kültürel etkileşim yaşıyoruz. Projenin birçok açıdan herkese yararlı geleceğini düşünüyorum. Çünkü bazı ülkelerin Türkiye'ye karşı ön yargıları var ve böyle projelerle ön yargıların aşılacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

8 günlük programda katılımcıların Kırşehir'in tarihi ve kültürel değerlerini yakından tanıması, farklı ülkelerin kültürlerini birbirleriyle paylaşması ve gençler arasında kalıcı dostlukların kurulması amaçlanıyor.



