Kader, kısmet, şans, talih...
Bu sözcükler, hiçbir zaman tercihlerini benden yana kullanmazlar nedense...
Hani “Bastığı yerden ot bitmez” derler ya. Veya “Maşallah dediği sabaha çıkmaz” diye bir deyim vardır. Öyle bir şey işte.
Daha bugüne kadar, hak etmediğim, kendiliğinden, şansa, kısmete dayalı tek kuruş görmedim. Şans eseri, kariyer, unvan, statü filan da kapımızı hiç çalmadı.
Halbuki şeytanın bacağını bırakın, kafasını kolunu kırmak için ne kadar piyango bileti aldım bugüne kadar; ne kadar şans topu, sayısal, sözel, eşit ağırlık oynadım haddi hesabı yok... Gökten pamuk yağsa, benim başıma taş düşer desem yeri var. Bari yanında biraz kum, çimento, demir de yağsa, belki inşaat yaparız ya. O da yok. Dahası, hasbelkader bir 100 dolar alsam, o gün dolar tepe taklak gider. Ne zaman geri bozdursam, dolar tavan yapar. Bir anlamda döviz piyasasının kaderi bana bağlı gibi.
Tarihte bir padişah (Cevap hakkı doğmasın diye ismini vermiyorum) şanssızlıktan, yoksulluktan şikayet eden benim gibi birisini çağırıp, eline bir kürek vermiş. Devletin hazinesine götürüp “Kaç kürek altın istiyorsan al” demiş. Bizim şanssız adam, küreği daldırmış, daldırmış tek altın çıkaramamış. Meğer küreği ters tutuyormuş. Padişah, bir altınlara bakmış, bir küreği ters tutan adama bakmış, “Vermezse Mabut, Neylesin Sultan Mahmut” demiş (Padişahın ismi ortaya çıktı ya. Onu kendisi söylemiş oldu. Benle alâkası yok). Benimki de öyle, tuttuğum dal kökünden kurur.
Milli maç olur, Türkiye’yi tutarım, sanki tüm futbolcuların eline-ayağına büyü yapılmış, sonuç bildiğiniz gibi, İspanya’dan kendi sahamızda 6 gol yer, sesimizi keseriz. Fenerbahçe’yi tutarım, arkadaş her sene mi 2-3 puanla ikinci olunur. Tam “bu sene oluyor” diye umutlanıyoruz, ya penaltıyı kaçırıyoruz, ya kaleci hatalı bir gol yiyor yine onurlu ikinciliğe razı oluyoruz. Kırşehirspor’u desteklerim, hafta boyunca umutlanırım. Bir sene nerdeyse 1. Lige çıkacak gibi playof oynar, ertesi sene 3. Lige düşer, sonraki sene de BAL ligine düşmekten son anda kurtulur.
Haydi şanssızlığı anladık da, toplumda yetkili-yetkisiz, ilgili-ilgisiz ne kadar insan varsa beni tahminlerimde, beklentilerimde yanıltmak için yarışırlar. “23 yıldır bu iktidar tüm tercihlerini zenginlerden yana kullanıyor, özgürlüklerimiz alabildiğine kısıtlandı, yoksul halk inim inim inliyor, artık değiştirelim” dedik. Güvendik birisine “Çok dürüst, çok güvenilir, çok karakterli” dedik. Kaybetti bir şey demedik de şimdilerde bakıyoruz, kraldan çok kralcı. “Yazıklar olsun” deyip umutla geçen yıllarımıza yanıyoruz.
Yıllarca Türkiye’de kan üzerine, şehitler üzerine politika yapıldı. “Artık terörsüz bir ülke olalım, kurtulalım şu kanlı ortamdan” diye herkes bir beklenti içine girmişken, siyasi gerginliğin en uç noktasından “kurucu önder” hitabıyla başlayan bir adım atıldı. Düne kadar “şu parti kapatılmalı, alayı tutuklanmalı” demeçlerine alıştığımız kişinin bu inanılması güç çıkışı, muhataplarınca haklı olarak değerlendirilmesi gereken bir fırsat olarak görüldü ve yeni bir sürece girildi. Gerçi yıllardır onca söylenmiş sözlerden sonra bugünkü söylemler, bizi nereye götürür kimse bilmiyor. Son hamlelere güvenenler hayal kırıklığı mı yaşar, darbe mi yer, işin içinden planlanmış başka şeyler mi çıkar bekleyip göreceğiz.
Kayyum görünümlü ihanet figürünü, topuklarını bile övdüğümüz rant failini, insan sandığımız iftira çetesini zamanında ne kadar layık olmadıkları yerlere koyduk, ne güzel övgüler dizdik. Biz yanıldığımıza, verdiğimiz değerlere, onları getirdiğimiz makamlara üzülüyoruz da onların zerre kadar yüzü kızarmıyor.
Daha yılbaşından sonra verilecek yüzde 14-15 gibi zammı, asgari ücrete yapılacak 6-7 bin liralık zammı, daha şimdiden müjdesini verdikleri yeni yıl zamlarıyla fazlasıyla alıp götürecek. Sadece ev kirasına, elektriğe, doğal gaza yapılacak zamlar, maaşlara yapılacak zamları kat kat geçecek.
Tövbeler olsun, bundan sonra kimseyi översem, Maşallah dersem... Derim demesine de, artık kime kızarsam, kim yanlış yapıyorsa, tüm iyi temennilerimi onlara dileyeceğim.
Allah bu hükümetimize zeval vermesin. Tuttukları altın olsun. Ne muratları varsa olsun. 41 kere Maşallah bu hükümete.
Ohhhh. Rahatladım şimdi. Görürsünüz bundan sonra.